Seçimler Oyun Teorisi ve Nash Dengesi

[Tahmini Okuma Süresi: 3 Dk.]

Bu yazı yazıldığı esnada Türkiye’de seçim sonuçlarına göre partilerin meclisteki koltuk dağılımı aşağıdaki tablodaki gibiydi.

Parti Koltuk Sayısı
AKP 256
CHP 132
HDP 82
MHP 80

 

Bu dağılım bana oyun teorisindeki “mahkumların açmazı” (Prisoner’s Dilemma) nı hatırlattı. Bu olayı biraz hatırlatmakta fayda var. Bu kurguda aynı gün aynı polis istasyonuna 2 mahkum Bill ve Al,  uyuşturucu satıcılığından yakalanarak farklı polis ekipleri tarafından getirilir. Bu suçun eğer örgütlü suç olduğu reddedilirse cezası temiz 2 yıldır. Ama suç örgütlü ise resim değişmektedir. Örgütlü olması durumunda savcıyla işbirliği yapma ve yapmama durumuna göre ceza süresi ciddi olarak artmaktadır. Burada 3 farklı ceza durumu ortaya çıkmaktadır.

Eğer Bill suçun örgütlü olduğunu itiraf eder ve Al etmezse, Bill 1 yıl ceza alacak ve Al 10 yıl ceza alacaktır.

Eğer Al örgütlü olduğunu itiraf eder ve Bill etmezse Al 1 yıl ceza alacak ve Bill 10 yıl cezaya hüküm giyecektir.

Eğer her ikisi de suçu itiraf ederse Bill de Al da 3’er yıl ceza alacaktır.

Savcı her iki mahkumu farklı yerlerde sorgularsa mahkumların hangi durumu tercih etmeleri en uygundur. Akılcı çözüm her iki mahkumunda reddetmesi ve 2’şer yıl cezayı almalarıdır ama burada şu şüphe ortaya çıkmaktadır ya diğer mahkum itiraf ederse? Bu sebeple en olası durum her iki mahkumun da olayı itiraf edip 3’er yıl ceza almalarıdır. Buna Nash Dengesi denir yani herkes güzel kıza talip olmazsa herkes durumdan karlı çıkabilir hesabı (John Nash’i seçimlerimizden sadece birkaç hafta önce kaybettik huzur içinde uyusun)

Bizim seçimlerde bunun yansısı bir durum meydana çıkmıştır. Bu durumda HDP ve MHP’nin birbiri ile çelişen çıkarları ve emelleri bulunmaktadır. AKP ya da CHP ise koalisyon kurma durumu olan diğer partilerdir. CHP’nin kurduğu bir koalisyon durumunda bu koalisyonda hem HDP hem de MHP bulunmalıdır ki bu her iki mahkumun da itirafı durumudur ve optimum hal gibi durmaktadır. AKP hem HDP hem MHP hem de CHP ile koalisyon kurma olasılığı olan çoğunluğa sahip partidir. AKP ile koalisyonu kabul eden MHP veya HDP’den hangisi olursa çözüm süreci onun istediği yönde ilerleyecek ve tabanının desteğini daha fazla alacaktır.

Zira eğer AKP ile HDP koalisyon hükümeti kurarsa HDP’nin senelerdir süren emellerini (Öcalan’ın serbest bırakılması, Federatif bir yapıda Türkiye’nin Kürdistan Eyaletinin tesisi) gerçekleştirme olasılığı doğacaktır. Buna karşılık AKP başkanlık sistemini ve yeni anayasayı oluşturma ve referanduma getirme olasılığını ortaya sürebilecektir. Bu durumda olası bir ekonomik krizin altında AKP ve HDP beraberce kalacaklardır.

Eğer AKP ile MHP koalisyon hükümeti kurarsa MHP çözüm sürecini bitirerek uniter devlet anlayışının devamını sağlama ihtimaline kavuşacak ve bu durumda HDP bölgesinde terör kozunu ve CHP Gezi parkı benzeri bir süreci tetiklemek ile tabanını sıkı tutmak zorunda kalacaktır ve bu durumdan ülke oldukça zararlı çıkacaktır. MHP ayrıca AKP’ye başkanlık sisteminde destek verirse son birkaç yıldır sürdürdüğü politikaya ters hareket ettiği için kararsızlardan aldığı %3 civarı oyu kaybetme durumunda kalacaktır.

Eğer AKP CHP ile koalisyon hükümeti kurarsa her ikisi de bu durumdan herhangi bir çıkar elde edemeyeceği gibi tabanlarına da bunu anlatamayacaklarından Saadet MHP ve HDP nin oylarının bir sonraki seçimde artmasına sebep olabilecektir.

Eğer CHP MHP ve HDP bir koalisyon içerisinde bulunursa ise çözüm süreci askıya alınacak ve ortak düşman (Recep Tayyip Erdoğan) üzerinde kurulmuş bir hükümet ile eski Türkiye’nin kurumlarının tekrar tesisi sürecine girilecek ama bunun karşılığında ekonomik yıkıntı ve güçlü bir muhalefet ile karşı karşıya kalınacaktır. Bu durumda da muhtemelen AKP seçmenleri sokağa inmek durumunda kalacak ve bu hükümet çok uzun süreli olmayacaktır ve bu durumun kazananı AKP olacağı ise açıktır.

Ey dost Oyunlardan Oyun Beğen J

Seçim, Herkese Hayırlı olsun.

 

Yazan: Elyase İskender

Genel

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir