Ak Koyun, Kara Koyun Uyan Bunların Hepsi Oyun

Koyun olmadığını sanan kara koyunlar bir tutam otla getirildikleri gezi parkındaki çimenlere dadandılar. Koyun olduğunun farkında olmayan ak koyunlar ise bir kaval sesiyle kazlıçeşmeye doluştular.

Kuklacı, ak koyunları dini yanlış koklayan burunlarından tuttu ak koyunlara oradan bir ip ile bağladı, yasakların daha cazip hale getirdiği cinsellik ile yakaladı ilgili uzuvlarına da bir ip bağladı, düşünmeden iman edebileceği zannından yakaladı ve kafasından bağladı Duayı el açmak ve amin demekten ibaret sanışından kavradı ellerini bağladı yanlış söyleyene göre değişir kişiye göre alınır tavırlardan riyadan yakaladı dilinden bağladı, hayatı kitabın benzetmelerini ve ilişkilerini çözemediklerinden bir küçük pencereden izlemek zorunda kaldılar bu açlık onların en büyük zaafı oldu pencereden gösterilen herşeye inanmaya başladılar böylece kuklacı gözlerini pencereyle bağladı.

Kuklacı kara koyunları göz alıcı renkler, zevk odaklı bir yaşam, zenginlik ve ihtişamla kör etti gözlerinden bağladı, düşündükçe kararmaktaydı herşey bu beyin uyuşmalıydı alkolle bağladı beynini yetmedi uyuşturucuyla mühürledi, özgürlük tek başına tadı çıkmayan birşeydi yanına seçkinliği de koydu belirli bir yaşam tarzına koşan ayaklarını bunla bağladı, Ellerini işte en kötüsü o oldu ellerini başka kara koyunların elleriyle bağladı böylece kırılmaz bir şer zinciri oluşturdu halay başısı belli bir halaydı hayat, hayat özgürdü halay başısının dilediği kadar.

Gergindi hava krize gebeydi ekonomi ve patlamadaydı toplumlar kuklacı istediği dansı sergilemek için uygun kareografiyi tasarladı ve asıldı iplere Atatürk’tü, alkoldü, taksimdi, şehir tiyatrolarıydı kültür merkeziydi yeşildi ağaçtı senfonideki allegro kısmı tamam oldu, adagiosu, rondosu, sonatasında hangi ritimlerden oluşacağı belli olmayan bir senfoniydi çalmaya başlanan.

Hepiniz çobansınız hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz hadisindeki teşbihi yanlış anladı bir çoban, ak demeden kara demeden herkesi aynı kavalla gütmeye çalıştı ortalık böylece daha da karıştı.

Dönülmez noktaya gelindiği söylentileri, tutuklamalara dair dedikodu sosyal aldatım sitelerinde yayılan yalanlar bu sürecin devam edilmesi zorunlu olduğu imajını yaydı kalkışmacılar arasında.

Dünya ah dünya en çok onlar bu şekle bürünmesi için gayret gösterdi Brezilya’da, Türkiye’de Mısır’da yarın belki Çin’de Hindistan’da.

Bu senfoni bizim başka kompozitörlere ihtiyacımız yok! Ülkem, çobanım, karakoyunlarım bu oyunu bozun!

Bu bize bir çağrıdır, Ben ak koyun…

 

Elyase İSKENDER

 

Not-1:

Bu yazı Hakkari’de, molotof bibergazı ve kavga ortamında ve malesef barış sürecinin bitişinin kıyısında olduğumuz psikolojisiyle kaleme alınmıştır. Yoksa sayiyon.com’u sayiyonsövüyon.com haline getirme amacını gütmemektedir.

 

Not-2

taksim sözcüğünün kelime anlamları:

1- parçalara bölme, bölüştürme.

2-Bölü bölme.

3-Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının içinden geldiği biçimde yaptığı müzik

bu da oldukça manidar incelikli bir işçilik ve dalga geçercesine aşikar yapılmaya çalışılmakta sanki.

 

Not-3:

Bugüne kadar Balyoz’du Ergenekon’du içeriye alınan komutanların senelerce içeride tutulmasının bir adaletsizlik (zira geç tecellisi de adaletin bi zatihi adaletsizlikti) olduğu görüşünde idim lakin Mısır’daki olanları gördüğümde bu adaletsizliğin devletimiz açısından isabet olduğu ve bu sebeple adil değil ama hukuki olduğunu da farkettim.

Genel

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir